1-) Merhaba, Tıp Fakültesi ile ilgili sorulara geçmeden önce bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?
Merhabalar, ben Mehmet Günata, İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi 5. sınıf öğrencisiyim. Kısa bir süre önce Genç Tıbbiyeliler Topluluğu, Genç Araştırmacılar Biriminden Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevine uygun gördüler beni. Şuan 20 farklı site ve sayfada kendi yazılarımı yayınlıyorum veya yapılan bilimsel çalışmalara dair paylaşımlarda bulunuyorum.
Kısaca; ne kalbinden ne de hizmetkar nöronlarından vazgeçen korkusuz bir tıp öğrencisiyim.
2-) Herkesin hemen hemen tıp bölümü hakkında fikri vardır fakat yine bilmeyenlerin olması ihtimaline karşı bize biraz okuduğunuz bölümden bahseder misiniz?
Öğrencilik döneminin, mezun olduktan sonra bile devam ettiği; sürekli büyük bir emek ve özveri isteyen bir bölüm. Yorulmanın olduğu ama durmanın olmadığı bir bölüm, siz istediğiniz sürece ilerlemenin mümkün olduğu ve en güzeli de kısa bir zaman zarfında bile olsa meyvesini tadabiliyorsunuz bu yorucu mesleğin. Yorucu olduğu genel olarak biliniyor ama meyvesinin tadı da buradan geliyor bence. Bir hastanın duası tüm zorlukları yeniyor ve bir kez daha ‘’iyi ki bu bölümü seçtim’’ cümlesi çıkar oluyor ağzınızdan. Her ne kadar değersizleştirilme çabası içerisinde olunsa da hekimlik ve hekim adayı olmak, her zaman değerlidir ve inanıyorum ki bu değer giderek artacak.
Zorlu sınavlar, zorlu pratik dönemlerinden bahsetmeme gerek yok ama sizin de bir şey ortaya koyabilmeniz gerekiyor. İlerlemek şart bu meslekte ve size çok iş düşüyor.
3-) Tıp bölümünü neden tercih ettiniz? Bu tercihinizden dolayı pişmanlık duyduğunuz oldu mu?
İnsanlara en çok faydası dokunan meslekte bulunmanın verdiği duyguyu iliklerime kadar hissetmek için seçtim diyebilirim. Okurken, çalışırken, hatta dinlenirken bile sizi cep telefonunuzdan arayan birine yardımcı olabilmek;bu mesleğin doğasında var. Bu yorucu ama sonucu güzel bir duygu bırakıyor sizde. Yaşayacağım tüm sıkıntıları öncesinden kabul edip girdim tıp bölümüne.Tıp bölümüne yönelmemde çok sayıda faktör var ama en büyük faktörü ”benim bu mesleği gerçekten istiyor olmam oldu” diyebilirim. Bir iki basit ”bu bölümü neden seçtim ki’’ dediğim oldu ama onlarca kez ”iyi ki de bu bölümü tercih etmişim” dedim. Pişman olmadım yani.
4-) Bazı ülkelerde yavaş yavaş robotların yardımı ile ameliyatlar yapılmaya başlandı. Sizce bu durum gelecekte doktorların iş bulmasını zorlaştırır mı? Ya da ne tıp alanında teknolojinin etkisi sizce nasıl olur?
Ben hekimlerin ilerleyen dönemlerde iş bulma konusunda sıkıntı yaşayabileceklerini düşünüyorum ama bu durumun sebebi teknoloji olmayacak. Teknolojinin gelişmesi bu konuda daha bilgili hekimlerin yetişmesi gerekliliğini ortaya çıkaracak ve hekimin iş yükü azalıyor gibi görünebilir ama artırıyor. Evet bir yazılım icat edilip içeriğine birkaç kodlar girilerek yakalanma ihtimali yüksek hastalıklar tespit edilebilir hatta nokta atışlı tanılar bile konabilir. Gelişen teknoloji tıpın daha da gelişmesini sağlayacak ve bu terli ilerleyişte basamakları rahat çıkmamızı sağlayabilir.
5-) Herkesin okuduğu bölüm hakkında bazı hayalleri vardır. Sizin Tıp alanında ki hayalleriniz nelerdir?
Hayalleriniz demişsiniz, çok doğru diyorsunuz. İnsan, hayalleri varlığı süresince yaşar.Başta ülkesine ve milletine olabildiğince faydalı, ”Misak-i milli sınırlar içerisinde vatan bir bütündür parçalanamaz!” ilkesini benimseyip doğusu eşittir batısı fikri ile hekimlik mesleğini mutlu bir şekilde yerine getirebilmek; en büyük hayalim. Daha üretken, daha çok düşünen ve düşündüklerini ortaya koyarak tıp biliminin gelişmesine destek olan biri olmak isterim. Saymakla bitmez belki, hayallerim. Sanırım öldüğüm anda bile gerçekleştiremediğim onlarca hayalim olacak. Bu yüzden biran önce hayata geçirmem gerekecek. Çok çalışmamız gerek çok.
6-) Birçok kişinin de bildiği gibi tıp okumak diğer bölümlere kıyasla çok daha zor. Bu zorluk sizin sosyal yaşantınızı nasıl etkiliyor?
Tabi ki. Bırakın sosyal yaşantıyı bazen fizyolojik olarak yaşamanız gereken süreçler bile etkilenecek, saçlarınız da dahil buna. O da yıpranacak. Ama hiçbir zaman bir hekimin ya da hekim adayının sosyal yaşantısını tam olarak yaşamadığını düşünmedim. Eğer varsa bir eksiklik, o da kişinin kendisinden kaynaklı yaşanılan bir eksikliktir. Tıpın tadı eğlenirken çıkıyor zaten. Ama yorucu olduğunu da unutmamak gerek.
Röportajın devamını okumak için lütfen bir sonraki sayfaya geçiniz.
















